|
5 VAKİT NAMAZ
Namaz,
ibâdetlerin en kıymetlisidir. Namaz kılmak, Allahü teâlânın
büyüklüğünü düşünerek O’nun karşısında kendi küçüklüğünü
anlamaktır. Kulun âcizliğini, Rabbine îtirâf etmesidir. Ayrıca
namazın dindeki yeri kafanın vücuttaki yeri gibidir. Bunu
anlayan kimse hep iyilik yapar; hiç kötülük yapamaz.
Namaz, rûhun
gıdâsıdır. Namaz kılarken yapılması emredilen her hareketin, hem
bedene, hem de rûha sağladığı faydalar çoktur. Fakirlere,
muhtaçlara karşılık beklemeksizin yardım etmeye alıştırır. Namaz
kılan bir kişi, yaptığının karşılığını yalnız Allah’tan bekler.
Allah’a kulluk etmek
için kılınan namaz içindeki her hareketin, son zamanlarda tıp
mütehassıslarınca yapılan araştırma ve tetkiklerde, bedene
çeşitli faydalar sağladığı ve koruyucu hekimlik yaptığı tesbit
edilmiştir.
Namaz, insanı
disiplinli bir hayâta da alıştırır. Namazın kazandırdığı bu
alışkanlık, insanın bütün işlerinde hâkim olmakta, böylece
verimin ve başarının artmasına sebep olmaktadır. Sabahın erken
saatlerinde namaza kalkan bir müslüman, işine erken başlayacak,
gün boyunca Allah’ı hatırlayarak emirlerine uymaya çalışacak ve
Rabbine olan bu bağlılığı sayesinde zararlı işleri yapmaktan
sakınacak ve günün sonunda yatsı namazını kılıp bir günlük hayat
muhâsebesini yapacaktır. Böylece düzenli ve tedbirli bir hayâta
kavuşacaktır.
Kur’ân-ı Kerîm’de
“namaz”a “salât” denilmektedir. “Salât”, lügatta “insanların duâ
etmeleri, meleklerin istiğfâr etmeleri, Allahü teâlâ’nın da
merhamet etmesi, acıması” demektir.
Namaz, bütün
ibâdetleri kendinde toplamış olup ibâdetlerin en üstünüdür.
İslâmın beş temel esâsından biriyse de, bu toplayıcılığından
dolayı, sanki yalnız başına, müslümanlık demek olmuştur. İnsanı,
Allahü teâlânın sevgisine kavuşturacak sâlih amellerin (yararlı
işlerin) birincisidir. Kusursuz namaz kılanın, Cehennem
azâbından kurtulması çok umulur. Allahü teâlâ, birçok âyet-i
kerîmede, “Amel-i sâliha” adı verilen yararlı işleri yapanların
Cennet’e gireceklerini vaat etmektedir. Namaz bu işlerin başında
gelmektedir.
Çünkü namaz, insanı
günahlardan ve çirkin şeyleri yapmaktan korur. Nitekim, Kur’ân-ı
Kerîm’de Ankebût sûresinin 45. âyetinde meâlen; “Kusursuz
kılınan bir namaz, insanı pis, çirkin işleri işlemekten korur”
buyurulmaktadır. Namazın, bildirilen faydasına kavuşabilmek için
farzlarına, vâciblerine, sünnetlerine dikkat ederek ve gönlünü
Hakk’a vererek, vakitlerini geçirmeden kılmak lâzım olduğu
bildirilmektedir.
Namazın ehemmiyetini
bildiren âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler pek çoktur. Kur’ân-ı
Kerîm’de yüzden fazla yerde, namaz kılmak emri tekrâr edilmekte,
hadîs-i şerîflerde namazın nasıl kılınacağı öğretilmekte ve
teşvik edilmektedir.
Âdem aleyhisselâmdan
beri, ilâhî dinlerin hepsinde, namaz kılmak emredilmiştir. Âdem
aleyhisselâm ikindi, Yâkub aleyhisselâm akşam, Yûnus
aleyhisselâm yatsı namazlarını kılarlardı. Hazret-i Âdem
Cennet’ten çıktığında sabah namazı vaktiydi. İki rekat namaz
kılmıştı. Hazret-i İbrâhim öğle vaktinde oğlu İsmâil
aleyhisselâmı kurban etme emrinden affedildiğinde dört rekat
namaz kılmıştı. Yûnus aleyhisselâm balığın karnından kurtulduğu
vakit ikindi vaktiydi. Bu zaman dört rekat namaz kılmıştı.
İsâ aleyhisselâm
akşam vaktinde, Cenâb-ı Hakk’ın verdiği nîmetlere şükür için üç
rekât namaz kılmıştı. Hazret-i Mûsâ’ya yardımcı olarak yatsı
vaktinde abisi Hazret-i Hârûn gönderildiğinde Hazret-i Mûsâ dört
rekat namaz kılmıştı. Vitir namazı, Peygamberimizin Mîrâc’ta
kıldığı namazlardandır. Hepsinin kıldığı bir araya toplanarak,
müslümanlara 5 vakit namaz farz edildi.
Her gün beş kere
namaz kılmak, Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadîs-i şerîflerde
emredilmiştir. Rûm sûresinin 17-18. âyet-i kerîmelerinde Allahü
teâlâ meâlen; “Akşam ve sabah vakitlerinde Allah’ı tesbih edin.
Göklerde ve yeryüzünde olanların yaptıkları ve ikindi ve öğle
vakitlerinde yapılan hamdler, Allahü teâlâ içindir” buyurdu.
Akşam yapılan tesbih, akşam ve yatsı namazlarıdır.
Sabah yapılan tesbih,
sabah namazıdır. İkindi ve öğle vakitlerinde yapılan hamdler,
ikindi ve öğle namazlarıdır. Nisâ sûresinin 103. âyetinde meâlen;
“Belli zamanlarda namaz kılmak, müminlere farz oldu” buyuruldu.
Peygamberimiz (sallallahü aleyhi
ve selem) de buyurdu ki:
“Cebrâil aleyhisselâm,
Kâbe kapısı yanında bana iki gün namaz kıldırdı:
Birinci gün, fecr-i sânî (tan yeri) doğarken sabah namazını,
güneş tepeden ayrılırken öğle namazını, her şeyin gölgesi kendi
boyu olunca ikindi namazını, güneş batarken akşam namazını ve
şafak kaybolunca yatsı namazını kıldık.
İkinci günü de,
tanyeri ağarınca sabahı, her şeyin gölgesi kendi kadar olunca
öğleyi, her şeyin gölgesi kendi boyunun iki katı olunca
ikindiyi, oruç açarken akşamı ve gecenin üçte biri geçince de
yatsıyı kıldık. Sonra, ya Muhammed! Senin ve geçmiş
peygamberlerin ve ümmetinin namaz vakitleri, işte bunlardır
dedi.”
Namaz kılmanın
önemi, fazileti ve faydaları hakkında pek çok hadîs-i şerîf
vardır. Bir kısmında buyurulmuştur ki: “İslâmın temeli beştir.
Birincisi, şehâdet kelimesini söylemektir. İkincisi, namaz
kılmaktır...”
“Kapınızın önünden
akan bir suda her gün beş kerre yıkanınca, üzerinizde kir
kalmıyacağı gibi, beş vakit namaz kılanların hatâlarını da,
Allahü teâlâ affeder.” “Namaz dînin direğidir. Namaz kılan
dînini sağlamlaştırmış olur. Namaz kılmayan, dînini yıkmış
olur.”
“Kıyâmet günü,
îmândan sonra, ilk suâl namazdan olacaktır.” “Gözümün nûru ve
lezzeti namazdadır.” “Namaz müminin mîrâcıdır.” “Namaz
kılmayanlar, kıyâmet günü, Allahü teâlâyı kızgın olarak
bulacaklardır.”
İbâdetlerin
hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok
yaklaştıran yararlı şey, namazdır. Peygamberimiz, “Namaz dînin
direğidir. Namaz kılan kimse, dînini ayakta tutar, yani
kuvvetlendirir. Namaz kılmayan ise, elbette dînini yıkar”
buyurdu.
Namaz kılmak,
îmânın şartı değilse de, namazın farz olduğuna inanmak, îmânın
şartıdır. Namazın dindeki yeri çok büyük ve önemi çok fazladır.
Namaz kılmak böyle büyük bir ibâdet olduğu için terkedilmesi de
çok büyük günahtır. Sevgili Peygamberimiz, “Namaz dinin direği,
her hayrın anahtarıdır”, “İmandan sonra en büyük vazife namaz
kılmaktır” ve “Her peygamberin ümmetine son nefeste vasıyeti
namazdır” buyurmuştur.
NAMAZLA
İLGİLİ AYETLER
İsra
Suresi Ayet: 78
“ Güneşin öğle vakti zevalinden, gecenin karanlığına
kadar(öğle, ikindi, akşam, yatsı vakitlerinde) namazı dosdoğru
kıl. Kur’anıyla ayrılan sabah namazını da kıl. Çünkü sabah
Kur’anı şahitlidir(sabah namazında gece ve gündüz melekleri
hazır bulunurlar). ”
Taha Suresi Ayetler: 130 ve132
“ Güneş doğmadan ve batmadan önce Rabbine hamd ile
tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında da
tesbih et ki, ilahi rızaya nail olasın. ” “ Hem ailene namazı
emret, kendin de ona devam et. Biz senden rızk istemiyoruz. Biz
senin rızkını veririz(güzel) akıbet takva sahibi olanlarındır. ”
Rum Suresi Ayetler: 17 ve
18
“ O halde akşamladığınız
ve sabahladığınız vakit, Allah’ı tesbih edin(akşam, yatsı ve
sabah namazlarını kılın). ” “ Göklerde ve yerde Hamd O’nadır.
İkindileyin ve öğle zamanında da tesbihinizi yapın! (öğle ve
ikindi namazlarını kılın). ”
Bakara Suresi Ayet: 238
“ Namazlara bilhassa orta
namaza(ikindi) dikkat edin. Ve kalkın Allah’a saygı için (O’nun
huzuruna) durun. ”
Ankebut Suresi Ayetl: 45
“ Habibim, sana vahy
olunan kitabı oku ve namazı dosdoğru kıl. Çünkü namaz
edepsizlikten ve uygunsuzluktan men eder. Allah’ı zikr ise en
büyük kulluk vazifesidir. Ne yaparsanız Allah onu bilir. ”
Bakara Suresi Ayet: 110
“ Namazı dosdoğru kılın.
Zekatı verin. Kendiniz için hayır namına önden ne gönderdiyseniz
Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün
yaptıklarınızı görür. ”
Nisa Suresi Ayet: 113
“ Namazı kılıp bitirdikten
sonra, gerek ayakta gerek otururken ve yanlarınız üzerinde
Allah’ı zikredin. Korkudan emin ve sükunet buldunuzmu namazı
dosdoğru tam kılın. Çünkü namaz müminler üzerine muayyen,
vakitleri belli, yazılı bir farzdır. ”
Bakara Suresi Ayet: 46
“ Sabır ve namazla
Allah’dan yardım isteyiniz. ”
Hacc Suresi Ayet: 77
“ Ey iman edenler; Allah’a
rüku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayırlı işler
yapın ki felah ve huzur bulasınız. ”
Münafikun Suresi Ayet:9
“ Ey iman edenler;
mallarınız, mülkleriniz, çoluk ve çocuklarınız Allah’ı anmaktan
sizi men etmesin. Kim böyle yaparsa onlar hüsrana uğrayanların
ta kendileridir. ”
Meryem Suresi Ayet:59
“ Peygamberlerden sonra
kötü halefler gelecek. Onlar namazı terk edecek. Nefis ve
şehvetlerine tabi olacaklar. İşte onlar cehennemde Gayya
çukuruna atılacaklardır. ”
Maun Suresi Ayet: 4
“ Namazı vaktinde
kılmayanların vay haline. ”
NAMAZLA
İLGİLİ HADİSLER
“ Allah tevhidden
sonra mahlukatı üzerine namazdan daha sevimli ve güzel bir
ibadet farz kılmamıştır. Eğer namazdan daha efdal ve sevimli bir
şey farz kılsaydı, melekler onunla Allah’a ibadet ederlerdi. ”
“ Altı şeyi
yapacağınıza söz verin, ben de sizin cennete girmenize kefil
olayım: Asab (R.A.): Nedir o altı şey ya Resulullah? dediler.
Buyurdu ki: “ Namazı kılın, zekatı verin, emanete riayet edin,
avret mahalinizi zinadan, karnınızı haramdan, lisanınızı yalan
ve her türlü yasaktan koruyun. Bu altı şeyi yerine getiren,
cennet ehlindendir. ” ”
“ Kişi, kıyamet günü
ilk olarak namazdan sorguya çekilecektir. Eğer dürüst hesap
verirse, diğer işleri de düzelir. Yok eğer aksi zuhur ederse,
diğer amellerdeki hesabı da zora girer. ”
“ Ey Fatima; sakın
ben Peygamberin kızıyım diye ibadet ve itaatte kusur etme. Beni
hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, beş vakit
namazını vakitlerinde eda etmedikçe cennete giremezsin. ”
“Namaz dinin
direğidir, terkeden dinini yıkmış olur.”
“Namaz kılan,
Kıyamette kurtulacak, kılmayan perişan olacaktır.”
“Namaz kılmayan,
Kıyamette, Allahü teâlâyı kızgın olarak bulur.”
İmam-ı Rabbanî
hazretleri buyuruyor ki: “Namaz kılmak ve diğer ibâdetleri
yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur’an-ı Kerimde, “İman ve
ibâdet etmek, müşriklere güç gelir” ve “Namaz kılmak müminlere
kolay gelir” buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman zayıflığından
ileri gelir. İmanın kuvvetli olmasının alameti, dinimizin
emirlerine severek kolaylıkla uymaktır.”
Kur’an-ı Kerimi
Peygamber efendimiz açıklamıştır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu
ki: “5 vakit namazla emrolundum.”
“Büyük günah
işlenmediği müddetçe, beş vakit namaz ile cuma namazı, öteki
cumaya kadar aralarda işlenen günahlara keffarettir.”
Yine Peygamber
Efendimiz, “Beş vakit namazı kılan, Ramazan orucunu tutan,
zekatı veren ve büyük günahlardan sakınan herkese, kıyamette,
cennetin 8 kapısı açılır” buyurup,
“Birinin evi
önünde, bir nehir olsa, günde beş defa bu nehirde yıkansa,
üzerinde kir kalır mı?” sorusuna, Eshab-ı kiram, “Hayır ya
Resulallah!” dediler. Onlara buyurdu ki: “İşte beş vakit namazı
kılanların da günahları böyle kalmaz.”
İmam-ı Gazali’nin
bir sözü ile konumu bitiriyorum;
“ Ey kurtuluştan
bahseden, fakat Allah’ın emirlerine sırt çeviren insan, hem
kurtulmak istersin, hem O’nun yoluna girmezsin. İyi bilki gemi
karada yürümez. Geminin yüzebilmesi için nasıl su lazım ise,
insanında kurtuluşu için iyi ameller lazımdır. ” |