|
Cin’in
lugattaki manası gizliliktir, görünmeyen gizli varlıklar
demektir. Cinlerin asıl suretini gören olmamıştır. Cinlerin
hakikatini göremeyiz. Çünkü cinler metafizikdir manadır
görülmeyecek kadar latif varlıklardır.
Kur'an'de iki yüzden fazla ayetler cinlerin
yaratılışından varlığından insanlardan önce yaratıldığından
bahseder ayrıca özellikle kuran'ın 72. suresi olan 28 ayetten
müteşekkil cin suresi hep cinlerden bahseder. Bu bakımdan mutlak
bir varlık olarak cinlerin inkarı İslam inancına göre mümkün
değildir. Pozitif ilim de cinlerin varlığını ve görünmez
olduklarını kabul etmektedir.
Cinler dünyadaki insan sayısının beş
katıdır.
Ömürleri 800 ile 1000 yıldır
hatta daha fazladır.
insanlar gibi hayat şartları var. Birbirleriyle evlenebilir,
hatta çoluk çocuk sahibi olabilirler.
İnsanları, dağları, taşları, ağaçları,
yerleri, gökleri, denizleri ve nehirleri yaratan Allah, tıpkı
onlar gibi birer varlık olan cinleri de yaratmıştır. Cinler de
Allah (C.C.) tarafından yaratılmış olan tüm varlıkların gözle
görülmeyen birer fertlerdir. Kur'anın ifadesine göre asıl
maddeleri ateştir. Son derece latif ve ince cisimli oldukları
için, gözle görülmezler. Tıpkı nurani olan melekler gibi.
Onların gözle görünmemesi yokluklarını gerektirmez. Vardırlar
ama görünmezler. Varlıkları Kur'an ve hadislerle sabittir.
İnkarı mümkün değildir.
BÜYÜK ALİM ŞEYH ŞA'RAVİ buyururlar ki; " Gaybi
işlerde dini meselelere gelince, bunlara iman etmek vaciptir.
Mahiyetini ve keyfiyetini bilmesek bile. Çünkü imanın bir
zirvesi vardır ki, o da Allah'a iman etmektir.
Bir kere kendi isteğinle Allah'a iman ettin mi? Aklınla zirvenin
altına girdin mi? Aklın alsın, almasın Allah'ın her dediğini
kabul etmek zorundasın. Çünkü bilmemek
ve görmemek
de
hiçbir zaman delil sayılmaz.
Çünkü
maddeyi gören gözler, manaya da inanmak mükellefiyetindedir.
Yani bir şeyin varolduğunu bilmemek, o şeyin yok olduğunu
göstermez.
A raf Suresi Ayet : 27 Sayfa : 154
"Ey Adem oğulları, çirkin ve ayıp yerlerini
kendilerine göstermek için ebeveyniniz olan Adem ile Havva'nın
elbiselerini soyarak, şeytan onları nasıl cennetten çıkardı ise,
sakın size de bir bela yapıp, sizi saptırmasın. Çünkü şeytan ve
kabilesi kendilerini göremeyeceğiniz yerlerden onlar sizi
görürler. Biz şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık."
Ayet-i
Kerime'den anlaşılıyor ki, insanlar cinlerin asıl şekil ve
suretlerini göremezler. Ancak herhangi bir kılığa girerlerse
mümkündür. Ama cinler her surette ve her zaman insanları
görürler.
Hicr Suresi Ayetler: 26 ve 27 Sayfa:
264
“Andolsun ki, biz insanı balçık haline
gelmiş, kuru bir çamurdan yarattık.”
“Cinleri de sizden önce, dumansız,
azgın ve şiddetli ateşten yarattık.”
Rahman Suresi Ayetler: 14 ve 15 Sayfa: 532
" İnsanı kurumuş, kerpiç haline gelmiş kuru
bir çamurdan yarattık. "
" Cinleri de dumansız bir alevden
yarattık. "
1.
İnsanların arasında bulunan, yerleşen ve göç eden cinlere, AMMAR
denir.
2. Çirkinleşip şirret haline gelen cinlere ŞEYTAN denir.
3. Çocuklara musallat olan cinlere ERVAH denir.
4. Yaramaz ve güçlü cinlere de İFRİT adı verilir.
a. Kanatları
vardır kuş gibi uçarlar.
b. Yılan, kedi, köpek, manda, keçi ve haşere hayvanlar
şeklindedir.
c. Diğer bir sınıftır ki onlara hesap ve ceza vardır.
CİNLERİN
ÖZELLİKLERİ
1.Cinlerin kılıktan kılığa, şekilden şekle
girme özellikleri vardır.
Cinler bir
çok kılığa girdikleri gibi, daha çok insan kılığına da girmeleri
mümkündür. Enfal Suresi Ayet: 30 Sayfa: 181 ayetindeki
ifade aynen şöyledir; Bir gün Kureyş kafirlerinin ileri
gelenleri bir araya gelip, 'Muhammed'i hapsedelim mi? Öldürelim
mi? Veya Mekke'den sürelim mi? ' diye birbirleriyle istişare
ederken, cinlerin ilk yaratılanı şeytan, namı diğer iblis, üstü
başı pis, kötü bir insan kılığında bunlara yanaşıp, öldürmeleri
için vesvese ile telkin etmiştir.
Hz. Ayşe validemiz bir gece cinler tarafından
yatağından kaldırılarak yüksek bir mahkemenin huzuruna
getirilir. sebebini sorunca cinler aleminden bir müslüman cini
öldürdün. Bunun mahkemesi görülecek, denildi. O da: Ben nerede
bir cini öldürdüm dedi. Sen Kuran-ı Kerim okurken, bizim
müslüman cin kardeşlerimizden birisi bir yılanın içine girerek
seni dinlemeye geldi. Siz hanenizde o yılanı görünce öldürdünüz.
Dolayısıyla içinde bulunan kardeşimizde öldü. Bunun hesabı
görülecek.
Bu
Hadisenin
sonunda barış ve anlaşma yapılarak. Olay tatlıya bağlandı.
Cinler insanlar gibi canlı, şuurlu, ve akıllı
varlıklardır. Yalnız akıl ve muhakeme konusunda insan daha
üstündür. Cinlerin sürat ve görüntü verme, geçmişe gidip gelme
gibi bizden üstün tarafları da vardır. Bununla beraber bizim
gibi onların da ruhları vardır. Ruh sayesinde canlı
kalmaktadırlar. Aramızdaki fark bizim ruhumuz molekül yığını
yeni maddedir. Cinlerin ruhu ise bir enerji akımının içindedir.
2.Hızlılık özellikleri vardır.
Cinler sesten hızlıdırlar. Titreşim
hızlılıkları saniyede 300.000 km den fazladır. Bir saniyede
Dünyanın bir yerinden diğer yerine ulaşacak hızlılıktadırlar.
Neml Suresi Ayetler : 38 ve 39 Sayfa :
381
“Süleyman cinlerden, insanlardan ve
kuşlardan müteşekkil adamlarına dönerek, -Ey ileri gelenler,
Yemen Sultanı olan Belkıs, Müslüman olarak gelmeden önce,
tahtını, yetkisini bana hanginiz getirecek dedi.” “Cinlerden bir
ifrit, -ben o tahtı sana yerinizden kalkmadan getiririm. Benim
buna gücüm yeter, ona hiç bir zarar vermeyecek kadar, güvenilir
ve eminim- dedi”
Yukarıdaki ayetin ifadesinden anlıyoruz ki,
Hz. Süleyman Belkıs'ın tahtını Yemen'den getirmek isteyince, bir
cin ' Sen makamından kalkmadan,ben onu sana getiririm. Benim
buna yetecek gücüm var ' demiştir. Süleyman (A.S.) Kudüs'te,
getirilecek taht ise Yemen'deydi. Onu bir saniyede getirmek
büyük bir hız ve büyük bir güce sahip olmak demektir.
3.Semaya çıkıp, semadaki haberleri çalıp öğrenme özellikleri
vardır. Ancak, Hz. Peygamber’ in doğumundan sonra bu
yasaklanmıştır.
Peygamber Efendimiz (SAV) yanında bulunan
arkadaşlarına; " Herkese cinlerden bir arkadaş verilmiştir"
buyurdular. Sahabe ; " Ya Resulullah sana da mı cinlerden bir
arkadaş verildi? " diye sorduklarında, Resulullah; "Evet, bana
da cinlerden bir arkadaş verildi. Ancak Allah ona karşı beni
güçlü kıldı. O cin müslüman oldu.
"
buyurdular.
Cinler de inanlar gibi Allah'a ibadet ve
itaat etmekten mesuldurlar. Bunlara akıl verildiği için
yaptıkları işlerden sorumlu olurlar. Bu itibarla akıl sadece
insanlarda, cinlerde ve meleklerde vardır. Hayvanlarda akıl
yoktur. Zeka, his, içgüdü ve ilham vardır. İpek böceğinin ipek,
arının bal yapması zekası, içgüdüsü ve ilhamı sayesinde olur.
Şuara Suresi Ayet: 212 Sayfa: 377
" Şüphe yok ki cinler semaya çıkıp oradaki
haberleri öğrenmelerinden, meleklerin sözünü işitmelerinden,
gayb haberlerini öğrenmelerinden azledilmişlerdir. "
Mülk Suresi Ayet: 5 Sayfa: 563
“Yemin olsun ki en yakın semayı kandillerle, yıldızlarla
süsledik ve onları şeytanlar için atılacak taşlar yaptık. Bu
taşlar meleklerden sır çalmaya gelen şeytanları öldürür veya
sakatlar. Ve o şeytanlara çılgın ateş azabı hazırladık.”
Cin Suresi Ayetler: 8 ve 9 Sayfa: 573
“ Cinler – Doğrusu biz semayı yokladık da,
onu bekçiler ve gök taşları ile doldurulmuş bulduk.- “
“ Halbu ki biz Peygamberin
gönderilmesinden önce, haber dinlemek için gök yüzünün bazı
yerlerinde otururduk, haberleri öğrenirdik. Fakat şimdi kim
haberleri dinleyecek olursa, kendisini gözetleyen yalın bir ateş
buluyor. ”
Hz. Resulullah'ın doğduğu gece aşağıdaki
sıralayacağım hadiseler ve mucizeler meydana gelmiştir.
1.
Kabe’deki lat, uzza ve menat gibi kafirlerin taptığı yüzlerce
put yere serilmiştir.
2. İran kısrasının MEDAYİN şehrindeki sarayının burçları
yıkılmıştır.
3. Mecusilerin yani ateşe tapanların bin yıldan beri yanan ateşi
aniden sönmüştür.
4. Mukaddes sayılan SAVA gölünün suyu çekilerek kurumuştur.
5. ŞAM tarafında bin yıldan beri kuru bir vadi olan ve suyu
akmayan SEMAVE nehri dolup taşarak akmaya başlamıştır.
6. Hazreti Peygamberin doğduğu geceden itibaren şeytan
ve cinlerin gayb haberlerini öğrenmeleri için semaya
çıkmaları yasaklanmıştır. Böylelikle kahinlere, sihirbazlara
gayb haberlerini veremez olmuşlardır.
CİNLERİN MELEKLERDEN
FARKI
1. Allah
melekleri nurdan, cinleri ise ateşten yarattı.
Sad
Suresi Ayet: 76 Sayfa: 458
“ İblis, ‘ Ben ondan daha hayırlıyım. Çünkü
beni ateşten yarattın. O’nu ise topraktan yarattın. ‘ dedi. “
Bu ayetin ifadesine göre, cinlerin mutlak suretle ateşten
yaratıldığının kanıtıdır.
Hz.
Peygamber buyuruyor ki;
" Melekler nurdan, şeytan ateşten, insanlar
topraktan yaratıldı. "
2. MELEKLER
Allah'a isyan etmezler. ŞEYTAN Allah’a isyan etti.
Kehf suresi Ayet : 50 Sayfa : 300
“ Biz meleklere Adem’e secde edin dediğimizde
İBLİS hariç hepsi secde etti. İBLİS cinlerdendi ve Allah’ın
emrinden harice çıktı. ‘ Ey insanlar, beni bırakıpta iblis ve
onun zürriyetini dostlar mı ediniyorsunuz ? Halbuki onlar size
düşmandırlar. Zalimler için ne fena bedel. ‘ “
Bu ayetten anlıyoruz ki, şeytanlar cinlerin isyan eden ve
Allah’ın emirlerine karşı çıkan gurubudur.
Tahrim suresi Ayet : 6 sayfa : 561
"O melekler Allah'ın emrettiği hususlarda
asi gelmezler, isyan etmezler, emir olunduklarını yaparlar.
Allah'a baş kaldırmazlar. "
3. MELEKLER,
yemezler, içmezler, üreyip, çoğalmazlar. CİNLER ise, yerler,
içerler, üreyip, çoğalırlar. Sayıları insanlardan daha çoktur.
Cinlerin latif ve ince varlık olmaları, üreyip çoğalmalarına
engel değildir. Kendilerine iyiliği dokunan insanları
ödüllendirirler, saygısızlık yapanları da cezalandırırlar. Bazı
insanları etki altına alıp kendi isteklerine alet ederler veya
kötü işler yaptırırlar. Hatta bazen insanlara aşık olan cinler
bile vardır, bu durumda sevgililerini kaçırarak onlara sahip
olurlar. İslamiyet açısından, iyi huylu "müslüman cinler" ve
kötü huylu “kafir cinler“ de vardır. Bu tür cinler daha çok
büyücülükle uğraşanların ilgisini çekmektedir. "Huddam"
(hizmetçiler) adı altında bulunan bu cinler sayesinde
hastalıkların iyileştirildiği, kötülüklerin defedildiği ve bir
takım doğaüstü olayların meydana getirildiği varsayılmıştır.
CİNLER
NEREDE YAŞARLAR
BİLAL BİN EL-HARİS ‘ den rivayettir :"Bir
yolculuk sırasında Resulullah'la birlikte bir yerde konakladık,
defi hacet için dışarıya çıktılar. Bende peşinden ibrik
götürdüm. Yanına yaklaştığımda bazı insanların birbirleriyle
kavga eder gibi, ağız dalaşı yaptıklarını gösteren sesler
işittim. Hiç böyle ses işitmemiştim, sonra Resulullah geri
döndüler, kendisine YA Resullullah ; senin yanında bazı
erkeklerin kavga seslerini duydum.
Ama ağzından konuşan kimseyi görmedim, dedim. Rasulullah (SAV)
müslüman cinler ile müşrik cinler birbirleriyle kavga edip,
çekiştiler, beni aralarına hakem tayin ettiler. Kendilerini bir
yerlere yerleştirmemi istediler. Ben de müslüman olan cinleri
köy ve dağlara, müşrik olan cinleri de, dağlarla denizler
arasına yerleştirdim buyurdular. “ Ayrıca cinler hamamlarda,
mezarlıklarda, pis yerlerde, ahırlarda, çöplüklerde, ıssız
yerlerde, duvar deliklerinde ve ağaç kovuklarında yaşarlar.
Peygamber Efendimiz(SAV); " Bana Nusaybinli
cinlerden bir grup geldi, iyi cinlerdi. Benden yiyecek
istediler, bende Allah'a dua ettim. Rastladıkları kemik ve
tezekler onların yiyecekleri olsun. Tezek ve kemikle taharet
almayın. Çünkü onlar cin kardeşlerinizin azığıdır.” buyurdular.
Cinler insan artıklarını yerler. Cinlerin yemekleri besmele
çekilmeden yenen yemeklerdir.
Ayrıca tezek ve kemikler de onların yiyecekleridir.
Cinlerin insanlar gibi sosyal hayatları vardır. Onların da
düğünleri, şenlikleri, toplantıları, seminerleri, konferansları
vardır. Üreyip çoğalırlar. Yerler, içerler. Fakat onların yeyip
içmeleri, koku duyusuyladır. Nefsani olarak doyarlar. Ayrıca
cinlerin para kuru soğan ve sarımsak kabuğudur. Bunlar
kesinlikle yakılmayacaktır. Aksi halde cinlerin hışmına
uğrarsınız, yani zarar görürsünüz.
İNSANLAR CİNLERLE İRTİBAT KURABİLİR
İnsanlar cinlerle irtibat ve iletişim kurabilirler. Bu
mümkündür. Ancak cinlere hükmedemezler. Cinleri tahakküm altına
alamazlar. Bu yetki ,
Kuran'ın
ifadesine göre
Hz. Süleyman (A.S.)'a verilen bir yetkidir.
Hz
Süleyman'ın camdan sarayı vardı bu sarayı cinlere yaptırmıştır.
Cinler metafizik aleminin sakinleri olması itibariyle, enerji ve
ışından ibarettir.
Ben ve benim gibi özelliği olan insanların
cinlerle konuşması mümkündür. Fakat bu konuşma, bu görüşme, bu
irtibat ve iletişim fizik aleminin sakinlerinden olan insanlarla
konuşur gibi değildir, çünkü insanlar metafizik değil
fizikseldir ve molekül yığınından ibarettir. Beynimize gelen
manyetik akımı sese dönüştürürüz. Bir çok insanların da beynine
manyetik akım gelir. Ancak sese dönüştürmek, iletişim ve irtibat
kurmak ayrı bir sanat, ayrı bir hüner, ayrı bir beceri ve ayrı
bir özelliktir.
Bazı insanların fizik aleminden metafizik
alemine geçişleri mümkündür. İmam-ı Rabbani, İmam-ı Azam,
Abdulkadir Geylani, Muhiddin Arabi, Mevlana Halid-i Bağdadi
bunlardan bazılarıdır.
İnsan ruhu metafizik aleminde cinlerden daha
hızlı, daha kabiliyetli ve daha kuvvetlidir. Hz. Süleyman (A.S.)
cinlerden insanlardan ve kuşlardan müteşekkil askerine, Sebe
melikesinin tahtını hanginiz bana getirir dediğinde cinlerden
bir ifrit, yerinden kalkmadan getiririm dedi.
Ehli kitaptan ve veliyullahdan olan ayrıca
Hz. Süleymanın veziri Asaf bin Berhiya ismindeki bir zat, gözünü
kırpmadan getiririm dedi. Tahtı yanında gören Hz. Süleyman . "Bu
hal, bu kuvvet ve bu kudret mutlak ve mutlak Rabbimdendir."
deyip Allah'a şükr etmiştir.
Sad Suresi Ayetler : 35, 36 ve 37 Sayfa : 456
“Ey Rabbim, bana öyle bir mülk, yetki ve ruhsat ver ki. Benden
sonra hiç kimse de olmasın, muhakkak sen bütün dilekleri
verensin, VAHHAB’ sın.”
“Biz rüzgarı onun emrine bağlı kıldık, emri ile istediği yere
rahatça akar giderdi.”
“Cinleri de onun emrine bağlı kıldık.
O cinlerin kimisi bina ustası, kimide dalgıçtı.”
Enbiya suresi Ayetler: 81 ve 82 Sayfa : 329 ve 330
“ Süleyman’ ın emrine esen rüzgarı verdik ki, bu rüzgar O’ nun
emri ile içine bereketler verdiğimiz yere (Şam’a ) esiyordu. Biz
her şeyi biliyorduk.
"
“ Cinlerden O’ nun için dalgıçlık edenleri ve daha başka işte
çalışanları emrine verdik. Ve hep onları zapteden bizdik. “
Bu ayetlerin ifadelerinden anlıyoruz ki, Hz. Süleyman bina ve
duvar ustalarına hanlar hamamlar, çeşmeler ve mescitler
yaptırıyordu. Hatta Kudüsdeki Mescid-i Aksa’yı cinlere
yaptırdığı mütevatirdir. Cinlerin dalgıçlarına da Kızıldeniz’
den inci ve mercan çıkarttırıyordu.
Neml suresi Ayetler : 17 ve 18 Sayfa : 379
“Birden Süleyman için cinlerden, insanlardan ve kuşlardan
teşekkül eden orduları toplandı. Bütün bunlar toplandığı yerden
sevk ve idare ediliyorlardı.” “Nihayet Süleyman ve insanlardan,
cinlerden, kuşlardan müteşekkil ordusu Şam’ daki karıncası bol
olan, karınca vadisine vardıkları zaman, karıncaların hükümdarı
olan bir karınca şöyle dedi; ’ Ey karıncalar, yuvalarınıza girin
Süleyman ve müteşekkil ordusu sizi fark etmeyerek ezip geçmesin.
‘ “
Ayetlerin ifadelerinden özet olarak anlıyoruz ki, cinleri
tahakküm altına alanların HZ. Süleyman gibi bir güce sahip
olması gerek.
CİNLER İNSANLARI ÇARPARLAR MI ?
Bakara Suresi Ayet : 275 Sayfa : 48
“Faiz yiyenler, mahşer günü kabirlerinden, cinlerin çarptığı
kişiler gibi kalkarlar”
Cinler bir nevi yelden ibarettir. İnsan ise sürekli nefes alır
verir, bu yüzden cinler herhangi bir yerinden insan bedenine
girerler. Bu şekilde vücudun herhangi bir organına rahatça tesir
eder. Cinler ateşin duman tarafından yaratılmıştır. Duman ise
insan vücuduna rahatlıkla girebilir. Sigara dumanının girmesi
gibi. Ekseriyetle beyine yerleşirler.
Çünkü oradan diğer uzuvlara kolay etki edebilirler. Hastanın
dilinden konuşan bazı cinler de beyinde olduklarını haber
verirler. Cinler beyine girip orada yerleştikleri gibi Vücudun
herhangi bir yerine de yerleşirler.
Sebepsiz
ağrı
ve sancıya sebep olurlar.
Cinler, bazı insanların beynine manyetik
akım verirler. O manyetik akım insanın enerji ve elektrik üreten
sistemini bozar. Artık o insanın rolantı bozulmuş demektir.
Vücudun bazı organlarına elektrik gitmez. İnsanın sinirlerine,
beyin sistemine tesir eder. Bu sefer vücudun ürettiği enerji ve
elektrik akımı düzensiz hale gelir. En gelişmiş rontgen
makinelerinin çekemediği, tesbit edemediği manyetik yaralar ve
ağrılar ortaya çıkar. Manyetik akım zamanla hücre düzenine tesir
eder. Biyolojik bazı rahatsızlıklara yol açar. Kişi artık
psikolojik bir hasta durumundadır.
Bu gibi durumlarda kabiliyetli olup, elinde
gözlerinde manyetik yoğunluğu olan kişiler, insanların hangi
bölgelerinin hassas olduğunu, menfez ve kanalların nerede
bulunduğunu, hangi yerden akım aldığını tespit ederler.
Peygamber Efendimiz(SAV) ;" Şeytan insanoğlunun damarlarındaki
kana karışıp, kan gibi akar. " buyurmuşlardır. Çünkü, cinler
insan beynine hulûl etme kabiliyetine sahiptirler. Hatta etki
altına aldıkları kişiye bazı bilgilerde verebilirler. Onların
insan bedenine girip, beynine yerleştikleri tevatüren doğrudur.
Cinlerin kötüleri, insanın bedenine ve aklına verdiği zarar, ilk
çağlardan beri iyi bilinir. Ancak bundan daha tehlikelisi,
insanın dinine, imanına verdiği zarardır. Tedavisi Kur' anla
mümkündür.
"Şeytanın Allah tarafından üzerine musallat edildiği insanı
çarpması doğrudur. Bu Kur'an da açıklanmıştır. Şeytanın çarptığı
insanda fiziki değişiklikler yapabilir veya beyin dalgalarını
kontrol altına alıp istediğini söyletebilir" insanların cinler
tarafından çarpıldığı ve bir takım değişikliklere sebebiyet
verdiği teyit edilmiştir. Cinler insan bedeninin
tamamına girer. Bedende ağrı sancı ve titreme olur. Uzun
zamandır insan bedeninde bulunur.
Şeyh Abdülaziz Bin Baz; Cin çarpmasının Kur'an-ı Kerim
ile tedavi edilmesinin caiz olduğunu kaydetmiştir. Bu da
şeytanın insanı çarpması olayının doğru olduğunu gösteren bir
başka delildir.
Al’i İmran suresi Ayet : 175 Sayfa : 74
“ Cin ve şeytanlar sadece kendi dostlarına korku, heyecan ve
zarar verir. Siz onlardan korkmayın. Gerçek manada
inanıyorsanız, Benden korkun.”
Bu ayetin ifadesinden anlıyoruz ki; Zaaf duruma düşen insanları
cin ve şeytanlar insan bedenine verdiği korku ve eziyetten
dolayı basiretleri ve idrakları bağlanır. Aklı selim olmazlar,
aklı evvel hareketlerde bulunurlar.
A
raf suresi Ayet : 200 Sayfa : 177
“ Eğer cin ve şeytanlardan bir korku ve dürtü sizi rahatsız
ederse hemen Allah’a sığının. Çünkü O hakkıyla işitendir, her
şeyi tam manasıyla bilendir.”
Müminun suresi Ayetler : 97 ve 98 Sayfa: 349
“ Ey Resulum de ki, Ya Rabbi şeytanların kışkırtmalarından,
taşkınlık, zarar ve vesvese vermelerinden sana sığınırım. Ya
Rabbi onların huzurunda olmalarından da sana sığınırım. “
CİN ÇARPAN İNSANDAKİ RAHATSIZLIKLAR
A : Cin çarpan insanda uyanıkken olan rahatsızlıklar şunladır:
1.
Sebepsiz baş ağrıları, Beyin yorgunluğu
2.
Kasılma, sinirlenme, tembellik, ibadet etmekte ve Allah'ı
zikretmede zorlanma.
3.
Herhangi bir uzuvda doktorların sebep bulamadığı bir ağrı veya
sancı olur.
B : Cin carpan insanda uyurken olan rahatsızlıklar şunladır:
1.
Uzun süre sağ sola döner uyuyamaz ancak, iyice dinlendikten
sonra uyuyabilir.
2.
Çok korkunç rüyalar görür. Rüyasında muhtelif hayvanlar görür.
Uykuda çok ağlar, çok güler veya çığlık atar. Uyurken ah vah
eder.
3.
Yüksek bir yerden düşüyormuş gibi olur. Rüyasında kendisini
mezarlıkta pis yerlerde ve korkunç yerlerde görür.
Aşağıda ki vereceğim sure ve ayetleri okumanızı tavsiye
ediyorum.
1.
Felak ve Nas sureleri.
2.
Fatiha suresi
3.
Ayetel Kürsü Sayfa: 43
4.
Al’i İmran suresi Ayet: 175 Sayfa: 74
5.
A
raf suresi Ayet: 200 Sayfa: 177
6.
Müminun suresi Ayetler: 97 ve 98 Sayfa:349
İlaçların en
iyisi Hz. Kuran'dır. Hastaya okunursa hastalığı hafifler. Eceli
gelmemiş ise iyi olur. Eceli gelmiş ise ruhunu teslim etmesi
kolay olur. Duaların en kıymetlisi ve faydalısı Fatiha
suresidir.
Haşr suresi Ayet : 21 Sayfa : 549
“ Kur’anı bir dağın üzerine indireydim, dağı Allah korkusundan
baş eğmiş, yerle bir olmuş görürdünüz. “
Dağı yerle bir edecek kadar etkili, yeri delecek kadar tesirli
olan Hazreti Kur’an karşısında, cini de, perisi de, büyüsü de,
sihirbazı da hiçbir güç etkili olamaz. Samimi, candan ve
yürekten Allah’a bağlanmak şarttır.
MÜSLÜMAN OLAN CİNLER
Zariyat suresi Ayet : 56 Sayfa : 524
“ Biz, cinleri ve insanları bana ibadet etsinler diye yarattık ”
En'am suresi Ayet: 130 Sayfa: 145
" Ey cin ve insan topluluğu, size içinizden ayetlerimizi, hak ve
doğru olanı anlatan ve şu korkunç Mahşer gününüzün geleceğini
haber verip sizi korkutan Peygamberler gelmedi mi ? "
Bu Ayet-i Kerimelerden anlıyoruz ki, cinlerde insanlar gibi
Allah'a ibadet etmekle mükelleftir.
Cin suresi Ayet : 11 Sayfa : 573
“ Bize gelince, iyilerimizde var, başka türlü olanlarımız da.
Biz çeşitli yollara ayrıldık. “
Bu ayetten anlaşılıyor ki, müslüman cinler de var, kafir cinler
de. Müslüman cinler insanlar gibidir, cennete gireceklerdir.
Kafir cinler de, kafir insanlar gibi cehenneme girecektir. Çünkü
cinlerin de mükellefiyeti vardır.
A
raf Suresi Ayet: 179 Sayfa: 175
" And olsun ki, biz ins ve cinden bir çoğunu cehennem için
yarattık. Onların kalpleri vardır, onlarla anlayamazlar. Gözleri
vardır, onlarla göremezler. Kulakları vardır, onlarla
işitemezler. İşte bunlar hayvanlar gibidir. Hatta daha
şaşkındırlar."
Cin suresi Ayetler : 1 ve 2 Sayfa : 573
“ Ey Resulum de ki, ‘ Bana vahy olundu. Cinlerden bir gurup,
bir taife Kur’an dinlemişler de şöyle demişler, - Gerçekten biz
hoş bir ses, hoş bir Kur’an dinledik.“
“ Öyle bir Kur’an ki, hidayete
götüren, irşat eden, böylelikle biz O’na iman ettik. Rabbimize
asla şirk koşmayacağız- dediler. ‘ “
Bu ayetler cinlerin işitme ve düşünme kabiliyeti olduğunu
göstermektedir. Ayrıca bu ayetler cinlerin Kur’anı dinledikten
sonra, orada bulunmayanlara Allah ve Resulıunun doğru yoluna
girmeyi, O’nun izinden yürüyerek Allah’ın rahmetini kazanıp,
azabından kurtuluşa erişmelerini tavsiye ettiklerini
bildirmektedir.
Cin suresi Ayet : 19 Sayfa : 574
“ Peygamber namaza durduğu zaman cinler birbirlerini ezercesine
Kur’an dinlemek için O’ nun etrafında toplanırlardı. “
Hz. Resulullah ashabıyla UKAZ panayırına giderken ENNAHL
vadisinde sabah namazını kıldırmış. Bir gurup cin namazda okunan
Kur’anı dinlemişlerdi. Okunan Kur’anı dinleyen Yemen'de ki bir
gurup Nusaybin cinleri idi. Sayılarının yedi kişi olduğu
mütevatirdir. Orada bulunmayan arkadaşlarının, yandaşlarının
yanlarına gittiklerinde aşağıdaki ayetlerden anlayacağımız
şekilde, onları islama, Allah'a ve sakaleyn olan Hz.
Resulullah'a tabi olmaya davet etmişlerdir.
Ahkaf suresi Ayetler : 29, 30 ve 31 Sayfa : 507
“ Ey Habibim hatırla ki, cinlerden bir gurubu Kur’an dinlemek
üzere sana yöneltmiştik. Onlar bunun üzerine vardılar,
birbirlerine susun dinleyin dediler. Sonra kendi kavimlerin
yanına döndükleri vakit “
“ Ey kavmimiz biz bir kitap bir Kur’an
dinledik. Musa’dan sonra indirilmiş olup, önceki kitapları
tasdik ediyor. Hakka ve doğru bir yola hidayet ediyor. “
“ Ey kavmimiz Allah’ın davetçisine
icabet edin. Ve O’na iman getirin ki, günahlarınız bağışlansın.
Ve sizi acıklı bir azaptan korusun. “
İBN MES'UD (R.A.) şöyle demiştir; " Bir gece Hz. Resulullah
(S.A.V.) ile beraberdik. Aramızdan birden kayboldu. Vadilerde ve
dağlarda aradık, bulamadık. O geceyi hep endişe içinde geçirdik.
Nihayet sabah olunca birde baktık ki, HİRA DAĞI tarafından
geliyor. Kendisine ' Ya Resulullah, Sizi kaybettik, aradık
bulamadık. Bu yüzden bütün geceyi endişe içinde geçirdik. '
dedik. Şöyle buyurdu; ' Bana cinlerden bir davetçi geldi.
Onunla beraber gittim ve onlara Kur'an okudum. ' "
CİNLERLE EVLİLİK OLUR MU ?
İnsanların cinlerle veya cinlerin insanlarla evlenmesi
mümkündür. Fakat ulemanın ekserisi bunu çirkin görmüştür. Hanefi
alimleri ise cinlerle evlenmeyi caiz görmemiştir. Çünkü cinsleri
aynı değildir.
İnsan, hücreleri ve moleküllerin
yoğunlaşmasından, cin ise ışın şeklinde bir enerji akımından
ibarettir. Farklı alemlerde, farklı boyutlarda, farklı
yaratılışta olan insan ve cin; fizyolojik ve biyolojik manada
bir araya gelip, birleşmeleri, yani izdivaç etmeleri
imkansızdır.
Cinler insanlara ancak, his, heves, duygu
verebilir. İnsanın şehevi duygularını tahrip edebilir. İnsanın
beynindeki şehvet merkezlerini, manyetik akım ile harekete
geçirebilir. Beyni hasta olan kişi bu hayali olayı gerçek
zanneder. Ben cinle evliyim diye ilan edip, hayal ile hakikatı
karıştırmış olur.
İzah edeceğim ayette işaret edilen huzur ve sevgi gerçekleşmez.
Rüm suresi Ayet : 21 Sayfa : 407
"Onlara gönül veresiniz diye, kendi içinizden , kendileriyle
huzur ve mutluluğa kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda bir
sevgi, bir muhabbet ve bir rahmet var etmesi, Allah’ ın
varlığının alametlerindendir."
CİNLER ÖLÜRLER Mİ ?
Rahman suresi Ayetler : 26 ve 27 Sayfa : 533
“ Yeryüzünde yaratılmış olan her canlı fanidir. “
“ Yalnız ve yalnız azamet ve ikram
sahibi olan Allah’ın zati bakidir. “
Enbiya suresi Ayetler : 34 ve 35 Sayfa : 325
“ Ey Habibim, biz senden önce de hiçbir insana ebedilik,
ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen de vefat edersen onlar ebedi mi
kalacaklar?“ “ Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan
olarak kötülükle ve iyilikle deneyeceğiz. Sonunda hepiniz bize
döndürüleceksiniz. “
Cuma suresi Ayet : 8 Sayfa : 554
“ De ki, ‘ Haberiniz olsun o sizin kaçmakta olduğunuz ölüm varya
ölüm mutlaka başınıza gelecekir. Sonra gaybı ve aşikarı bilen
Allah’a döndürüleceksiniz. O size neler yaptıklarınızı haber
verecektir. “
A
raf Suresi Ayetler : 13 ve 14 Sayfa : 153
"İblis, ‘ Ey Rabbim bana kıyamet gününe kadar ömür ve mühlet
ver’ dedi" "Biz de, ‘ Ey İblis sen tarafımızdan kıyamete kadar
ömür ve mühlet verilenlerdensin ’ dedik "
Yukarıdaki ayetlerden anladık ki, yaratılan her mahluk öleceğine
göre, cinler de yaratılan bir mahluktur. Onlar da ölecektir.
Ömürleri insan ömründen daha uzundur. Ancak cinlerin ilk
yaratılanı olan ŞEYTAN’ ın kıyamet gününe kadar yaşayacağına
dair Allah tarafından izin ve mühlet verilmiştir.
A
raf suresi Ayetler : 12, 13,14,15,16,17,18 Sayfa : 153
“ Allah İBLİS’e ‘ Ben sana emrettiğim vakit, Adem’e secde
etmene mani neydi?’ diye sordu. İblis, ‘ Ey Rabbim, Ben ondan
daha hayırlıyım. Çünkü beni ateşten , onu ise topraktan
yarattın. ‘ dedi. “
“ Allah, ‘ Öyleyse hemen in oradan!
Sana cennette kibirlenmek yaraşmaz. Haydi çık! Çünkü sen
alçaklardansın. ‘ buyurdu. “
“ İblis, ‘ Bana kıyamet gününe kadar mühlet ver. ‘ dedi. “
“ Allah da, ‘ Haydi kıyamete kadar
mühlet verilenlerdensin. ‘ dedi. “
“ İblis; ‘ Öyleyse beni azdırmana karşılık yemin olsun! Ben de
onları saptırmak için mutlaka senin doğru yolunun üzerine
oturacağım. “
“ Sonra onlara önlerinden ,
arkalarından , sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de
çoğunu şükredici bulamayacaksın. ‘ dedi. “
“ Allah buyurdu ki; ‘ Kınanmış ve
kovulmuş olarak çık oradan. Yemin ederim ki, kullarımdan her kim
sana uyarsa, cehennemi hep sizden dolduracağım. ‘ “
|