|
HAZRETİ EBU BEKR
Peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü
olan daha hayattayken Cennet ile müjdelenen en büyük sahab-i
Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddık’tır.
Hz Ebu Bekr 573 yılında Mekke’de doğmuş 634 senesinde Medine-i
Münevvere’de vefat etmiştir.
Tam adı Abdullah bin ebi kuhafe bin Amir bin Amir bin Ka’b bin
Sa’d bin Teym bin Mürre’dir Abdullah ismini ona sevgili
Peygamberimiz vermiştir Babasının ismi aslında Osman olup Ebu
kuhafe künyesi ile meşhurdur Annesi de Ümmül-Hayr lakabıyla
tanınan Selma bint-i Sahr’dır.
İslamiyeti kabul etmesine kadar geçen otuz sekiz senelik
hayatında hiç içki içmedi putlara tapmadı. Her türlü sapıklıktan
hurafelerden uzak iffeti ve güzel ahlakı ile tanınmış biriydi.
Kavmi arasında sevilen ve sayılan bir kimse olup fakirlere
yardım eder muhtac olanları gözetirdi. Herkesin ona sonsuz bir
itimadı vardı.
Hz Ebu Bekr imana gelen ve Müslüman olmakla şereflenen ilk hür
erkektir. Müslüman olmadan önce de Resulullah efendimizin
arkadaşı idi. Büyük ve dürüst bir tacirdi Bütün malını evini
barkını Resulullah’ın ugrunda harcadı.
Hazreti Ebu Bekr Müslüman olunca hemen çok sevdiği arkadaşlarına
gitti Onları da Müslüman olmaya ikna etti Eshab-ı kiramın ileri
gelenlerinden ve Cennetle müjdelenenlerden Osman bin Affan Talha
bin Ubeydillah Zubeyr bin Avam Avdurrahman bin avf Sa’d bin Ebi
Vakkas Ebu ubeyde bin Cerrah gibi yüksek şahsiyetler onun
vasıtasıyla Müslüman oldular Annesi Ümmü-l Hayr da ilk
Müslümanlardan oldu.
Kureyşliler İslamiyeti kabul eden Hazret-i Ebu Bekr ve
arkadaşlarını dinlerinden döndürmek için çeşitli işkenceler
yapdılar Hazret-i Ebu Bekr Mekke’de Müslüman olan köleleri satın
alarak azat etti ve işkenceden kurtardı Bilal-i Habeşi Bunlardan
birisidir.
Hazret-i Ebu Bekr Peygamber efendimiz ne söylerse hiç itiraz
etmez derhal kabul ederdi. Hatta herkesin karşı çıktığı
meseleleri bile itirazsız tasdik ederdi. Sevgili peygamberimizin
Mirac mucizesini de kabul etmesi de böyle oldu. Peygamber
efendimizin bildirdiği her şeyi anında ihlasla tasdik ettiği
için Sıddık lakabıyla meşhur oldu.
Bilindiği gibi müşrikler Peygamber efendimizin Mirac mucizesini
işitince kabul etmediler. Hatta onunla alay etmeye kalkdılar.
Sonra Hz Ebu Bekr e gelip durumu sordular Ebu Bekr Peygamber
efendimizin ismini duyunca Eğer o söyledi ise inandım. Bir anda
gidip gelmiştir Dedi.
Hz Ebu Bekr Mirac mucizesini kabul ve tasdik ettiğini
müşriklere iftiharla söyledi Resulullah efendimiz işte o gün Hz
Ebu Bekr’e Sıddık lakabını verdi. O böylece Risalet ve Nübüvvet
makamından sonra en yüksek makam olan Sıddık makamına yükselmiş
oldu. Bu lakabı almakla şerefi bir kat daha arttı.
Hz Ebu Bekr Resulullah efendimizin en yakın dostuydu ondan hiç
ayrılmazdı onların bu beraberliği Mekke’den Medine’ye hicrette
de devam etti O’na mağara arkadaşı oldu bu husus Kuran-ı Kerimde
zikr olundu. Mağara da üç gün kaldıktan sonra ikisi bir deveye
binerek yolculuk ettiler Medine’ye varıncaya kadar Resulullah
efendimizin bütün hizmetini o gördü. Medinedeki Mescid-i Nebevi
yapılırken birlikte çalıştılar hiç bir hizmet ve fedakarlıktan
geri kalmadılar.
Hz Ebu Bekr Resulullah Efendimizle birlikte bütün harplerde
bulundu. Çok şiddetli muhaberelerde Peygamber efendimizin
muhafızlığını yapıp bedenini ona siper etti Behir Uhud ve Hendek
gazvelerinde müşriklere karşı büyük kahramanlıklar gösterdi.
Tebük harbinde sancakdarlık yaptı.
Hicri 8. senede Mekke şehri Müslümanlar tarafından feth edilince
Hazret-i Ebu Bekr’in babası Ebu Kuhafe’de Peygamberimize gelerek
Müslüman oldu.
Hz Ebu Bekr 631 senesinde Hac Kafilesi Başkanlığı yapmıştır.
Peygamber efendimizin son hastalıklarında üç gün imamlık
görevinde bulunup on yedi vakit namaz kıldırmıştır. Üç vakitte
de Sevgili Peygamberimiz Ebu Bekr’e uyarak onun arkasında namaz
kılmıştır.
Hz-i Ebu Bekr Resulullahın vefatı üzerine Eshab-ı kiramın söz
birliği ile halife seçildi. Sevgili Peygamber Efendimizin vekili
Müslümanların reisi oldu.
Hz-i Ebu Bekr Eshab-ı Kiramın en çok ilim sahibi olanlarından dı.
Her ilimde müracaat kaynağı olmuştur. Allahu teala bizleri onun
ve bütün Sahabe-i kiramın şefaatlerine nail eylesin. |