|
HAZRETİ ÖMER
Hz Ömer Eshab-ı kiramın en büyüklerinden ve
peygamberimizin ikinci halifesidir hulefa-i raşidinden ve
aşere-i mübeşşere den yani cennet le müjdelenen on iki kişiden
biridir. Hicretten kırk sene önce mekkede doğdu.
İslamdan önce Mekke de doğup büyüyen Hz. Ömer soy
kütüğü ilmini iyi bilirdi. Gençliğinde ata biner ve güreş
yapardı hicaz bölgesinin o zaman en meşhur ve en büyük panayırı
olan ukaz panayırında defalarca güreşte birinci oldu hitabetinin
üstünlüğü ve ata binmekteki marifeti meşhur olmuştu eğere
dokunmadan ata binerdi. Sol elini sağ eli gibi iyi kullanırdı
çok heybetli cesur ve çok kuvvetliydi. Edebinden ve hayasından
resulullahın huzurunda o kadar yavaş konuşurdu ki peygamberimiz
yüksek söyle Ya Ömer ! işitemiyorum buyururdu.
Peygamber efendimiz bir gün Hz Ömer ile Ebu Cehilin
bir yerde oturup gizli gizli bir şeyler konuştuklarını gördü o
gece yarabbi İslam dinini Ömer veya Ebu Cehil ile kuvvetlendir
diye dua etti. Peygamberin duası üzerine Müslüman olma şerefi Hz
Ömer'e nasip olmuştur.
Hz Ömer bir Cuma günü Medine'de mescidi nebevi de
hutbe okurken iran seferinde bulunan İslam ordusunun düşman
tarafından kuşatılmakta olduğunu görüp ordu komutanına Ey sariye
bin cebel dağın arkasındaki düşmana dikkat et diye bağırmıştır
İran seferinden dönen ordu komutanı sariye bin cebel Halife Ömer
olmasaydı malup olacaktık mahvu perişan olacaktık dedi.
Hz
Ömer birkaç bin kilo metre uzaklıkta olan İran seferindeki İslam
ordusunun ne halde olduğunu görmüştür. Belliki Yüce Allah Halife
Ömer için mekanları aradan kaldırmıştır. Bu da Hz Ömer'in
kerametidir.
Hz Ömer fakir ve yoksullara sırtında un ve erzak
taşırdı. Ya Emirûl müminin sen devletin başkanısın Müslümanların
liderisin hattap oğlu Ömersin bırakta köleler taşısın diyenlere
bende bir köleyim Rabbûl alemin olan Yüce Allah'ın kölesiyim
dedi.
Hz Ömer bir gün bir köşede dört büklüm olmuş göz
yaşı döküp ağlıyor kendisine niçin ağlıyorsunuz Ey Halife Ömer
diyenlere niçin ağlamıyayım ben ağlamıyayım da kimler ağlasın
fıratın kenarında bir koyun kaybolsa hesabını rabbim benden
soracaktır diyip mesuliyetinin sorumluluğunu hissetmiştir.
Hz Ömer hasta yatağında kendisini ziyaret eden Hz
Ali'ye Ya Ali ! Ölünce beni eski bir kefene sarın çünkü
yaşayanların yenisine ihtiyacı vardır dedi.
Hz Ömer oğluna ey oğlum Abdullah, ölünce beni
kabrime hızlı götürün eğer rabbim beni affedip bağışladıysa bir
an önce makamımı görmek isterim şayet rabbim beni bağışlamadıysa
benim gibi günahkar bir insanı sırtınızda fazla taşımayın dedi.
Hz Ömer vefat edip kabri şerifine defnedilir sual
melekleri korkunç bir vaziyette rabbin kimdir diye sual sormaya
başlarlar. Hz Ömer iki eliyle sual meleklerinin yakasına yapışır
ve siz kimsiniz der melekler yüce Allah tarafından gönderilen
sual melekleriyiz, peki nerden geldiniz diye sorar. Yedi kat
göklerden geldik dediler öyle ise orayla buranın arasındaki
mesafe yol ne kadardır diye sorar yedi bin günlük yoldur derler
Hz Ömer siz yedi bin günlük yoldan geldiniz rabbinizi
unutmadınız da ben üç günlük kısa bir mesafe yoldan geldim
Rabbimi unuttuğumu mu sandınuz dedi.
Hz Ömer ölünce sahabe çok üzülür yokluğuna
alışamazlar rüyada görmek isterler bir türlü rüyada da
göremezler ölümünden on iki ay sonra Abdullah bin amr adında ki
bir sahabe Hz Ömer'i rüyasında gusl etmiş havlusuna tutunmuş
halde görür ya emirûl müminin sizi rüyalarımızdan da kaybettik
göremez olduk der Hz Ömer Ya Abdullah bin amr ! Sizden ayrılalı
on iki ay oldu hesabımı on iki ayda ancak verebildim ayrıca
Allah'ın rahmeti gazabından ve azabından üstün ve yüce olmasaydı
perişan olurdum dedi.
Bir gün Hz Ömer'in hanımı yeni bir entari ile
huzurlarına çıkarlar hanımına bu entariyi nereden aldın diye
sorar hanımı ya emirûl müminin verdiğiniz harçlıklardan
biriktirerek aldım der. Hz Ömer hazine nazirini huzurlarına
çağırır ve der ki ! Eşimin bir entarisi olduğu halde yeni bir
entariyi alacak kadar maaşım fazla geliyor şu kadar kısmını
kesin buyurdular.
Hz Ömer'in zamanında kurt ile koyun yan yana
gezerlerdi. Bir gün kurt koyuna saldırınca çoban feryad ederek
Eyvah ! galiba Hz Ömer öldü der halife Ömer'in öldüğünü nereden
anladın diyenlere çünkü onun zamanında kurt kuzu yan yana
gezerlerdi. Kurt koyuna saldırınca anladım der.
Bir
Yahudi ile bir münafık bir meselede anlaşamadılar. Yahudi
meseleyi halletmek için Resulullaha gidelim der münafık ise
yahudilerin başı olan Ka'b bin Eşref'e gidelim diyor. Hz
Peygamber efendimizin huzuruna gelip meselelerini anlatırlar
peygamberimiz yahudiye hak verdi.
Huzuru sadetten çıktıktan sonra münafık bu sefer : '' Ben
muhammedin hükmüne itimat etmiyorum bir de Ömer'in yanına
gidelim der '' yahudi bunu da kabul edip Hz Ömer'in yanına
vardılar. Yahudi meseleyi anlatıp Hz Muhammed'in yanına
gittiklerini fakat münafığın Hz Muhammed'in hükmünü kabul
etmediğini söyleyince Hz Ömer münafığa dönerek ''
Arkadaşın doğru mu söylüyor diye sordu '' o da doğru söylediğini
evvela Resulullahın yanına gittiklerini söyledi.
Hz
Ömer siz bir dakika bekleyin ben şimdi bu konuyla ilgili hükmümü
bildiririm deyip içeri girer. Biraz sonra elinde kılıçla geldi
ve kapıda bekleyen münafığın kellesini bir vuruşta yere
yuvarladı '' Allah Resulunun hükmüne razı olmayanın hükmünü ben
böyle veririm'' buyurdu.
Hz Ömer 634 Yılında halife oldu ilk olarak emirûl
müminin ismini aldı 12 sene 6 ay 7 gün adaletle halifelik yaptı.
İlk defa para bastırdı dört binden fazla cami ve mescid yaptırdı
hacılar için de yollar boyunca misafir haneler hanlar hamamlar
yaptırıp kuyular açtırdı.
Hz
Ömer Medine-i Münevvere'ye hicretle şereflenmiş Tevbe suresinin
100. ayeti kerimesiyle övülmüş mücahirlerdendir. Medine'ye daha
önce varıp Peygamber efendimizin teşrif etmekte olduğunu
müjdelemiş küba da onu karşılamış. kendisiyle kardeş kılınan
Utban bin Malik'le nöbetleşerek Resulullah efendimizin
huzurlarına sık sık gelip ondan çok fazla ilim almış ayrıca
Ezanı rüyasında gören sahabilerden olmuştur.
Hz
Ömer Sevgili Peygamberimizle bütün harplere iştirak etmiş
kafirlere karşı savaşmıştır Fedakarlıkları bütün kitaplarda
yazılıdır. Hele Bedir ve Uhud gibi hayati ehemmiyeti haiz
savaşlarda devamlı Resulullah Efendimizin yanında yer almıştır.
Hendek savaşında hendeğin önemli bir yerini tutup düşmana mani
oldu Haybet fethinden sonra hissesine düşen ganimeti malı ve
araziyi vakfetti.
Hz
Ömer Mekke'nin fethinde bulundu Huneyn savaşına katıldı Tebük
seferinde bütün malının yarısını verdi. Hz Ömer'in kızı Hz Hafsa
Hendek savaşından sonra Peygamber efendimizin zevcesi ve
müminlerin annesi olmuş Hz Ömer de böylece Sevgili
Peygamberimizin kayın pederi olmakla şereflenmiştir.
Hz
Ömer Veda Haccında da bulundu Hz Peygamberin vefatından sonra
onun halifesi olan Hz Ebu Bekr'e yardımcı oldu. Hz Ebu Bekr'in
hilafeti zamanında Beytü'l malın Maliye Vekili idi. Hz Ebubekr
vefatına yakın, Hz Osman'a bir vasiyet yazdırdı. Burada Hz
Ömer'i halife olarak bıraktığını bildirdi , bu vasiyet okunduğun
da bütün Sahabe-i kiram '' Kabul ettik ve itaat ettik ''
dediler.
Hz
Ömer , 10 sene 6 ay ve 7 gün hilafeti zamanın da 2 büyük devlet
olan Bizans ve Sasani İmparatorluklarının hakimiyeti altında
olan Suriye Filistin Mısır Irak ve İran'ı İslam devletinin
sınırları içine aldı. Onun zamanın da 1036 büyük şehir zapt
edildi. Kuzey Afrika'dan Türkistan'a Azerbaycan'dan Yemen'e
kadar uzanan ve 2 milyon kilo metre kareden büyük olan islam
devletini kurduğu mükemmel müesseselerle çok güzel idare etti.
Hz
Ömer Davalara bakması için mahkemeler adli teşkilatlar suç ve
zabıta işlerine bakan satıcıları kontrol eden halkın
birbirleriyle olan münasebetlerini düzenleyen teşkilatlar kurdu.
Hazreti Ömer'in zamanın da dört bin den fazla cami yapıldı.
Yollar köprüler inşa edilip su kanalları açıldı. Fakir çocuklara
maaşlar verildi. Mescid-i Haram'ı ve Mescid-i Nebevi'yi
genişletti. İlmi ve islamiyeti , yaymak için her tarafta okullar
açtırdı. Çok adil , abid merhametli alcak gönüllü olup
fakirlikle yaşardı.
Allah Hepimizi
Şefaatine Nail Buyursun. |