|
İSTANBUL'UN
FETHİ
İstanbul Elbette Feth Edilecektir. Onu Feth eden Kumandan ne
güzel bir kumandan onu feth eden asker ne değerli bir askerdir
hadisi şerifinin müjdesine nail olmak için Müslüman Araplar 5
kez Müslüman Türk’ler 6 kez İstanbul’u feth etmek için seferler
düzenleyip muasara ederler. Fatih Sultan Han’da bunlardan biri
idi. Hz Peygamberin Müjdesine nail olmuştur.
Osmanlı padişahlarının yedincisi 2. Murat’ın oğlu 2. Beyazıt’ın
babası 1431’de Edirne’de doğan 21 yaşında iken istanbulu feth
eden Bizans İmparatorluğuna son veren Arnavutluğu Bosna Hersek’i
de feth edip Yunanistan’ın Fethini tamamlamış ve Balkanları
idaresi altında birleştirmiştir
Trabzon Rum Pontus devletine de son vermiş olan 2 impratorluk 4
Krallık 6 Prenslik 5 de Dükalık olmak üzere 17 devlet feth eden
aynı zaman da büyük bir askeri dehaya sahip ve tarihin en büyük
hükümdarı olan Fatih Sultan Mehmet Han ‘ı Şükranla minnetle Anar
Rahmetle Yad ederiz. Ruhu şad olsun.
Fatih Sultan Mehmet Han çok cesur ve çok zeki bir hükümdardır.
Hocazade molla gürani molla ilyas sıraceddin halebi molla
abdulkadir hasan samsuni molla hayrettin akşemsettin hazretleri
gibi büyük alimler ona hocalık yapmışlardır.
Arapça Farsça Latince Sırpça Yunanca biliyor Avrupa ilim ve
tekniğini çok iyi takip ediyordu. Coğrafya matematik Astronomi
askerlik tarih bilgisi çoktu. Kelam ve matematikte devrinin en
büyüklerinden di.
Edebiyata da
merakı çoktu. Medreseleri bizzat teftiş eder dersleri dinler ve
mükâfat verirdi. Sarayda seferlerde yolda düğün gibi
cemiyetlerde büyük ilmi münazaralar yaptırırdı.
İstanbul’un fethinin zorlandığı bir günde Fatih
Sultân Mehmed Hân, vezîri olan Veliyyüddîn Ahmet Paşa’yı hocası
olan Akşemseddin’e gönderdi.
“Acaba Fetih ne zaman müesser ola düşmana karşı
zafer ümîdi var mıdır?” dedi.
Akşemsettin Hazretleri ; “Ümmedi Muhammed'den bu
kadar Müslümanlar ve gâzîler bir kâfir kalesine hücum ederler
inşâallah feth müesser olacak ” dedi.
Fatih Sultan Mehmed Han, bu kadar işâretle
yetinmeyip. Adı geçen vezîri yine hocasına gönderdi: “Müesser
olacak olan Feth’in Vaktini de ta’yîn eylesin!” dedi.
Akşemseddîn Hazretleri mana alemine daldı. Mübârek yüzü güldü:
“Bu yılın Rebîu’l-evvel ayının 20. günü olan , seher
vaktinde, ihlâs ve gayretle haliç tarafından kaleye yürüsünler.
O gün Allah’ın izni ile Fetih müesser ve mukadder olacaktır.
diye cevap verdi.
Tarif edilen ay tarif edilen gün tarif edilen saate
gelinildi. İslâm askerine yürüyüş emir buyuruldu. Asker hisâra
hücûm eyledi. Fatih Sultân Mehmed, Şeyh’i davet eyledi. Meğer
Şeyh, talebesine tenbîh etmişti ki; “Benim yanıma kimse
girmesin!”
Fatih Sultan Mehmed Han hocasını göremeyince kalktı,
onun çadırına gitti. Çadırın kapısını aralayıp baktı ve gördü
ki, Hocası namaza durmuş, secdeye varmış. Sarığı, başından
düşmüş. Saçını sakalını ve yüzünü toprağa sürmüş. Gözünden
yaşlar akar. Sofra kadar yer yaş olmuş, duâ ediyor.
Hocasının bu hâlini ve inleyişini görüp makamına
döndü. Kaleye baktı. Gördü ki; İslâm askerinin önünde, yeşiller
giyinmiş bir grup asker hisâra hücûm ederler. Hemen o saat Fetih
müesser oldu.
Fatih Sultan Mehmed soğuk kanlı ve cesurdu. bu
özelliğinin en güzel misalini Belgrad muhasarası sırasında
askerin gevşediğini gördüğü zaman hemen onların önlerine geçip
düşman hatlarına girerek göstermiştir. İstanbul muhasarasında da
donanmanın başarısızlığının yüzünden atını denize sürmesi bu
cesaretinin en büyük örneğidir.
Fatih Sultan Mehmed Han Kumandanlığı ile
diplomatlığı daima beraber yürüttü. Hangi devlet üzerine sefer
düzenleyecek ise, o devletin iç ve dış münasebetlerini
zaaflarını kuvvetini diğer devletlerle olan münasebetlerini en
ince noktasına kadar tetkik eder ve sefere hasmının en zayıf ve
kendisinin en kuvvetli zamanında çıkardı.
Yapacağı seferlerde en yakınlarını bile haberdar
etmez bunların gizli kalmasına çok dikkat ederdi. '' Sırrıma
sakalımın bir tek telinin vakıf olduğunu bilsem, onu yolar
atarım'' Sözü Fatih Sultan Mehmed'e aittir.
Osmanlı donanmasının tekamül etmiş şekilde
kurucusu Fatih'tir. Topçuluğa gerekli ehemmiyeti veren ilk
padişah da odur.
Fatih Sultan Mehmed Han 23 martta ordusu ile
Edirne'den hareket etti kuşatma 6 nisanda başladı 18 nisan da
İstanbul adaları alındı. 22 Nisan gecesi Türk Donanması karadan
haliçe indirildi. 23 Nisan da sulh teklifine gelen bizans
elçisine Fatih sultan mehmed han''Ya ben İstanbul u alırım ya
İstanbul beni alır'' cevapını verdi.
Ulubatlı hasanın burçlara bayrak dikmesi ile
coşan askerler delik deşik olan surlardan içeri girdiler. 20
parça donanma ve 300.000 askerden müteşekkil ordunun, yeri ve
göğü sarsan '' Tekbir '' sesleri arasında öğleden sonra Fatih
Sultan Mehmed Han topkapıdan şehire girdi 29 mayıs sabahı
yapılan son taarruz da İstanbul feth edildi.
Bu şekilde orta çağ sona erdi yeni çağ başladı.
İstanbul'un Fethi Türk tarihinin en müstesna olayı sayılarak ona
Fethi mübin denildi.
İstanbul'un fethine ilk teşebbüs; Hz Osman
devrinde 655 tarihinde yapıldı. İstanbul 669 baharında iyice
kuşatılmasına rağmen feth edilemedi. 673'te Hz Muaviye devrinde
yedi yıl süren bir deniz seferi daha tertip edildi.
714'te büyük bir ordu ile istanbul üzerine yürüyen
Albülmelikoğlu Mesleme ve Mervan oğlu Ömer Bin Abdülaziz 716'da
şehri karadan ve denizden kuşattılar.
781'de Abbasi halifelerinden El Mehdi oğlu Harun
Reşid. Uzun bir aradan sonra İstanbul'u fethetme görevini Osman
Gazi üzerine aldı.
Osman Gazi ölüm döşeğinde iken oğlu Orhan Gazi'ye
'' İstanbul'u al gülzar et '' diyerek vasiyette bulundu.1391'de
Sultan Yıldırım Bayezid Han şehri kuşattı.
1422 yılında Osmanlı Sultanı İkinci Murad Han
İstanbul'u kuşatmıştır.
Fatih Sultan Mehmed Han Tarafından 1453 yılında
yapılan seferle ve taarruzla İstanbul'un Fethi müesser olmuştur.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmek suretiyle Bizans
İmparatorluğu’nun dahi yapamadığını yaparak tarihte ilk defa
boğazları kestiğini ve ‘’ Boğazlar Rejimi’’ni uyguladığını
söyledi.
Artık Türk devletiyle anlaşmadan boğazlardan geçmek mümkün
olmayacaktır. Fatihin aynı zamanda Sultan iklim-i rum unvanı
olarak kendisini Roma’nın da varisi olarak ifade etmiştir.
Fatih Sultan Mehmed Han Batı Roma imparatorunu kendisine tabi
kılmak için Venedik donanmasından daha güçlü bir donanma
hazırlayarak İtalya’ya çıkartma yaptı. İtalyan devletler Roma
imparatoru ünvanıyla Fatih’in resmini madalyonlara bastı.
Böylece İtalya devletleri de Fatihi imparator olarak kabul
etmeye hazır olduklarını gösterdi.
Roma imparatorlarının özelliklerinden biride Hristiyanlığın
Ortadoks patriği tayin etmek ve beğenmezse değiştirmektir.
Fatih’te gelir gelmez Bizansın atadığı Ortodoks patriğini
görevden alıp yeni bir patrik atamıştır.
Fatih’in hazırlattığı toplarla İstanbul surları yıkılır O ana
kadar İstanbul surlarını aşmak mümkün olmamıştır. Bin seneden
beri İstanbul surları aşılmıyordu.
İlk denemeleri Edirne’de yapılan bu dünyanın ilk yivli-havan
toplarının surları aşmasının dünyadaki savunma anlayışında
topyekün değişiklikler getirdiğini tüm Avrupa’da görülmüştür.
Fatih Sultan Mehmet topun balistik özellikleri üzerinde
değişiklikler yaparak topu hem muhasaralarda hemde meydan
savaşlarında kullanırken. Avrupalıların gelişmeleri takip dahi
edemediler.
‘’Fatih
Otluk beli savaşında top kullandı. Toplarla Uzun Hasan’ın
ordusunu dağıttı. Top silahını meydan muharebesinde ustaca
kullanmıştır.
Yavuz Sultan
Selim’de Mercidabık ve Çaldıran meydan savaşlarında topu
kullanınca iyi bilindi ki savaşlar için top artık
vazgeçilmezdir. Buda Osmanlının futuhatını hızlandırmıştır.’’
Topların balistik hesabını bizzat Fatih’in kendisi yapmıştır.
Öyle ki toplar dökülürken Macar uzman, bu kadar ağır topların
gidemeyeceğini söyleyerek itiraz eder.
Fatih bütün Osmanlı hükümdarlarının en adilidir. Bu kesindir.
Arapça Farsça Latince İtalyanca ve Grekçe’yi bilen bir hükümdar
olan Fatih ulemayla konuşmuştur. Şiir yazmıştır divanı vardır.
Entelektüel bir ortamda büyümüştür.
Kafirlere karşı kompleksi olmamıştır. Ama Fatih her şeyden evvel
çok iyi bir komutandır. 30 senede 32 sefere başkomutanlık
yapmıştır ki, 46 yıllık hükümdarlığı bulunan Kanuni’nin
başkumandanlık ettiği 16 seferi vardır. Osmanlıdaki ilk anayasa
da Fatih Kanunnamesidir.
Fatih’in gayri müslümlere verdiği haklar çok ileridir. Bu günkü
Yunanistan’ın azınlıklara gösterdiği haklar Fatih’in gösterdiği
hakların çok gerisindedir. |