|
RÜYA HAKTIR.
Hz. Peygamber'in gördüğü rüya,
Mısır hükümdarının gördüğü rüya, Hz. Yusuf (AS)' nin gördüğü
rüya, Hz. İbrahim (AS)' nin gördüğü rüya, Hazreti Ömer (RA)' in
gördüğü rüya vardır. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim' de rüyaların
hakikati ile ilgili bir çok ayetler vardır.
Fetih
suresi ayet 27 sayfa 515.
" Yemin olsun ki, Allah Peygamberine o
rüyayı doğru olarak gösterdi. " Peygamber Efendimiz,
Hudaybiye seferine çıkmadan Mekke'nin fethedileceğini ve ashabı
ile Mekke'ye girdiğini rüyasında görmüştür. Bu ayet onun için
nazil olmuştur.
HZ ÖMER (RA)
Medine' de bir rüya görür. Kırmızı bir horoz gelmiş göbeği ile
kasığı arasını bir kaç kere gagalamış. Abdullah Bin Cafer'in
annesi, Ümeys kızı Esma' ya Hazreti Ömer (RA)' nın gördüğü
rüyanın yorumunu yaptırmışlar. Yapılan yorum aynen şöyledir.
Ümeys kızı Esma şöyle demiş; " O emir el müminin olan Hazreti
Ömer' e söyleyin hemen vasiyetini yapsın. Çünkü Acemlerden bir
adam O'nu öldürecek. " demiş. Ve nitekim bir sabah namazında
Mıgire Bin Şube' nin kölesi olan Ebu Lulua adındaki bir kafir
tarafından şehit edilmiştir.
HZ HATİCE (RA)
rüyasında, gökten ay inip koynuna girdiğini, ayın nuru
koltuğundan çıkıp, bütün alemi aydınlattığını görür. Sabahleyin
bu rüyayı akrabasından olan Varaka bin. Nevfel'e anlatır.
Varaka'nın tabiri aynen şöyledir; "Ahır zaman Peygamberinin
seninle evleneceğine, Senin zamanında O'na vahiy geleceğine,
dininin nuru alemi aydınlatacağına, en önce O'na iman edenin sen
olacağına, O peygamberin Kureyşden ve Haşimoğullarından
geleceğine alamet ve işarettir." yorumunu yapar.
ERTUĞRUL GAZİ
Osman Gazi doğmadan bir gece
ruyasında ocağında bir suyun kaynayıp gittikçe çoğaldığını büyük
bir deniz haline gelerek bütün yer yüzünü doldurduğunu gördü
uyanınca gördüğü rüyayı bir Allah c.c dostuna anlattı rüyanın
tabir edilmesini istedi. O da Ertuğrul gazinin rüyasını senin
bir çocuğun doğacak O ve suyu bütün yeryüzüne yahut da büyük
kısmına hükmedecekler şeklinde tabir eyledi. Bir kaç gün sonra
da Osman Gazi dünyaya geldi.
OSMAN BEY,
sık sık Şeyh Edebali'nin ziyaretine gider, öğütlerini dinlerdi.
Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyleydi: Şeyhin
koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünde bir
ağaç bitti. Öylesine büyük ve ulu bir ağaç oldu ki, dalları ve
kökleri tüm Dünyayı sardı.
Gölgesi bütün
yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Koca
dağlar ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç
gölge etti. Osman Bey rüyasını Şeyh Edebali'ye anlatır. Edabali
rüyayı şöyle yorumlar: Ey oğul Osman, padişahlık sana ve soyuna
kutlu ve mubarek olsun, kızım senin helalin olsun dedi. Bir
rüyadan doğan Osmanlılar tam altı asır Dünyaya egemen olurlar,
hakim olurlar. Otuzaltı padişahtan kimi elli yıl, kimi ancak bir
kaç ay saltanat sürdü. Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Bey
öldüğünde, kılıcından, elbisesinden ve mühüründen başka
bıraktığı miras yoktu.
FATİH SULTAN MEHMED HAN’ın
başında bulunduğu ordu Otlukbeli yakınlarında konaklamıştı.
Padişah o gece bir rüya gördü. Bunu Ulemadan olan sadrazamına
anlattı: “Rüyamda ya bayram yada düğün gibi bir kalabalık
ortasında bulunuyordum. Kalabalık arasından Uzun Hasan pehlivan
kıspeti giymiş bir şekilde ortaya çıkıp durdu. ‘Var mı benimle
güreşecek, kendine güvenen pehlivan?‘ diye bağırmaya başladı.
Bunları bana
bakarak ve meydan okuyarak söylüyordu. Bende bir pehlivan
kıspeti giyerek meydana çıktım. Dövüş sırasında bir ara Uzun
Hasan benim gafletimden yararlandı. Üzerime hücum ederek beni
dizlerimin üzerine çökertti. O anda sanki Dünya başıma
yıkılmıştı. Uzun Hasan’ın ikinci hamlesini yapmasına fırsat
bırakmadan ayağa kalktım. Bana yaklaştığında göğsüne öyle bir
yumruk vurdum ki, dayanamayarak sırt üstü yere düştü.
Hıncımı
alamamıştım, bir elimi göğsüne sokup ciğerinden bir parçasını
koparıp yere attım. Bunun üzerine kan ter içinde ve heyecanla
uyandım.” dedi. Sadrazam; “Rüyanız hayırlara vesile olsun
Sultanım.“ dedikten sonra, rüyayı şöyle yorumladı. “Bir sıkıntı
çekileceğini, sonra bizim tarafın galip geleceğine işaret ve
alamettir.” Bu yoruma üzülen Fatih, aynı rüyayı diğer beylere de
anlattığında onlar da aynı cevabı verdiler.
Yani
Sadrazam’ın tabirine hak verdiler. Gerçekten Otlukbeli savaşı,
rüyayı tabir edenlerin söyledikleri gibi gelişti. Fatih’in
kumandanlarından Murat Paşa asıl orduyu beklemeden düşmanla
savaşarak yenilmiş ve askerlerin çoğu şehit olmuştu. Kaçanlar
ise ordunun büyük kısmına katılmışlar ve ikinci savaşta Osmanlı
ordusu galip gelmiştir.
Rüyalar dört kısma ayrılır
1-Rahmani rüyalar
2-Şeytani rüyalar
3-Bilinçaltı rüyalar
4-İstihare Rüyalar
RAHMANİ RÜYALAR : Allah tarafından kullarına müjde olarak
gösterilen rüyalardır bunlar gerçek rüyalardır.
ŞEYTANİ RÜYALAR : Şeytan tarafından insanı korkutmak için
görülen rüyadır şeytani rüyalar yalan rüyalardır.
BİLİNÇALTI RÜYALAR : Kişi gündüzleri kendi kafasında kurduğu
olayları yaşadığı olayları gece rüyasında görebilir buda kişinin
kendisi tarafından bilmeden oluşturduğu rüyalardır.
İSTİHARE RÜYALAR : Bir konu
hakkında hayırlı mi ? şer mi ? olduğunu anlamak için belirli
ibadetler sonunda uykuya yatıldığında görülen rüyalardır.
GÜZEL BİR
RÜYA GÖREN KİMSE ALLAHA VERDİĞİ BU GÜZEL MÜJDEDEN DOLAYI
ŞÜKRETMELİDİR VE GÖRDÜĞÜ BU GÜZEL RÜYAYI SADECE SEVDİĞİ VE DOSTU
OLDUĞUNA İNANDIĞI KİMSELERE ANLATMALIDIR. |